Sıradan İnsanların Olağanüstü Hikâyesi: Muhteşem Zaferler - Ferdia Lennon

Sıradan İnsanların Olağanüstü Hikâyesi: Muhteşem Zaferler - Ferdia Lennon
2 Beğen
0 Yorum

 

Muhteşem Zaferler’i bitirdikten hemen sonra oturdum ve bu satırları yazıyorum şimdi. İnceleme yazmak istediğim kitaplarım, masanın bir ucunda kule şeklini almaya başlarken, son okuduğum roman için klavyemin başına geçmem onları kızdırabilir; umarım bu kuleyi olduğu gibi başıma geçirmezler. 

Tıpkı başlığı gibi ‘’muhteşem’’ bir roman okudum ve bunun benim bir zaferim olduğu kesin. ‘’Zaferim’’ diyorum, çünkü bu romanı okuyabildiğim için çok şanslıyım. Edebiyatı seviyorum; insan hikâyelerinin içinde kaybolmayı, bazen de onların içinde kendimi bulmayı… Edebiyat insanı olduğu gibi yansıtan bir ayna, aynı zamanda yeni pencerelerden başka ufuklara doğru yolculuğa çıkabileceğimiz olağanüstü bir şey. Muhteşem Zaferler’in teması da “insan hikâyeleri.” Üstelik bunlar oldukça eski hikâyeler. Antik Yunan tarihinden ve savaşlarından, Yunan mitolojisinden ve tragedyalarından beslenen muhteşem bir roman bu. Dönemin kahramanlarına ya da önemli şahsiyetlerine değil, sıradan insanların anlatısına odaklanıyor. Tarihsel kurgularda sıradan bireylerin de hikâyelerini anlatan kitapları sevdiğim için Muhteşem Zaferler’e her anlamda bayıldım. Antik çağlarda geçen bir kitabı okurken, o insanların da modern insanın sorunlarıyla ne kadar benzer yönleri olduğunu fark ediyorum çünkü. Günümüzden çok uzun zaman önceye tanık olurken bile, bizim gibi insanların anlatısından izler buluyorum. Tüm bunların nedeni de insan doğasının değişmez gerçeklerinden kaynaklanıyor.

 


Ferdia Lennon’un yedi yıllık bir yazma serüveninden sonra ortaya çıkan ilk romanının başarısının sırrı da değişmez gerçeklerden oluşan insan doğasını yansıtış şekli. İki çömlekçi olan Lampo ve Gelon’un dostlukları ve eylemleri çerçevesinde incelikle işlenmiş olan olay örgüsü, sıradanlığın içinde yücelik sunuyor. Her şey bir taş ocağında başlıyor; ölüme terk edilmiş Atinalı isyancıların hapsedildiği bu ocakta; gündüzler sıcak, gecelerse soğuk. Açlıkla, susuzlukla ve farelerle dolu bir yaşam mücadelesi. Hapsedilmeleri, her gün zalimlikle yüz yüze gelmelerine de bir engel değil üstelik. Sicilya’da, Siraküzalıların Atinalıları esir almasının bir nedeni de onlar tarafından saldırıya uğramaları ve bu savaşı kazanmaları… 

Lampo’nun kendisi ve hayat hakkında fikirleri, tutkuları yok gibi bir şey; arkadaşının yanında olmak, şiirlerin ve içkinin eşliğinde onunla takılmak yeterli onun için. Bazen iyi konuşmak, görülmek ve önemsenmek istiyor ama nasıl davranacağını, bu işlerin içinden nasıl çıkacağını bilmiyor. Gelon’un hayali de bu esirlerle birlikte hayranı olduğu Euripides’in Medea’sını sahnelemek! Troyalı Kadınlar’ı da elbette. Çocukluklarından beri sıkı sıkıya bağları olan Lampo’yu da peşine katarak bu hayaline ulaşmak için elinden gelenin fazlasını yapmaya niyetli. Edebiyata ve sanata tutkun, ama mazinin kasveti yüreğinde ve elindeki imkânların yetersizliğinin de pek farkında. Çok dürüst ve herkesin yaşama onun baktığı gibi baktığını sanıyor. Burada Lampo’nun yan karakter olduğu bariz, ama biz kitabı onun bakışıyla okuyoruz. Yazarın bilinçli bir seçimi bu ve benim çok hoşuma gitti doğrusu. Antik çağlarda sıradan insanı anlatısında şekillendiren yazarın daha da derinlere inerek bunu yan karakterle sonuçlandırması nokta atışı olmuş. Lampo’ya sempati duymamam imkânsızdı bu arada; onun hayata dair büyük takıntıları ve tutkuları yoktu belki ama yaklaşımı daha insancıldı. 

 


Uzun yıllardan beri Yunan mitolojisiyle ve bu mitlerin edebiyattaki yeriyle ilgileniyorum, çok seviyorum çünkü. Edebiyata serpiştirilmiş ve esin kaynağı olan mitlerin varlıkları çok önemli ve yarattığı güzellikler çok başka. Homeros’u, Euripides’i, Sophokles’i ve daha nicelerini çok okudum, çok sevdim. Sayısız örnekler ve eserler var bayıldığım. Kimileri çok eski, kimileri de günümüz dünyasından. Hepsinin ortak bir noktası var; insanın anlatısını sunan insan hikâyeleri. Hangi çağda olursa olsun, insanın doğası aynı çünkü. Ama tüm bunları farklı açılardan, bambaşka taraflarıyla değerlendirmek mümkün. Edebiyatın aracılığıyla bir şeyleri değiştirebiliriz; hem okuduklarımızla hem de yazdıklarımızla.

Euripides’in Medea’sını okumuştum ama Troyalı Kadınlar’ı okuma fırsatım olmadı henüz.  Ama mitolojilere olan ilgim sayesinde her bir anlatı hakkında fikir sahibiyim ve bunlarla alakalı birçok farklı kitap okudum. Fakat anlatıların tragedya versiyonunu okumak bir başka oluyor. Medea’ya dair çok okuma yapmıştım, epey ilgimi çeken bir mitos çünkü. Şöyle bir yazım var hatta, okumak isteyenler için bırakıyorum: Üç Yazar, Üç Kitap, Tek Konu: Euripides, Seneca ve Wolf ''Medea''yı Anlatıyor

 

 


İrlandalı yazar Ferdia Lennon’un tarzı dram odaklı bir kurgu değil, mizahi yönü de oldukça kuvvetli. Zalimlikle empatinin kaynaşıp iç içe geçtiği bu romanda türlü türlü komikliklere maruz kalmak harikaydı. Her şey bir arada, ama karmaşık değil, sürükleyici ve son sayfasına kadar merak duygusunun hâkim olduğu bir atmosfere sahip. İrlanda edebiyatından kötü bir kitap okumadım zaten; okuduklarımın hepsi bir yönden ilgimi çekti ve sevdiğim kitaplar arasında yer edindiler. Yazarın ilk romanı olmasına rağmen, o da bu listeye girdi. Yazarın eşi Emma'ya yaptığı ithaf, çok samimiydi. Son kısımdaki ''teşekkür'' metninde eşinden bahsediş şekline kalbimi bıraktım ve hiç kimseyi es geçmeden içten teşekkürlerini sunmasına bayıldım. Dilimize kazandırılmasına çok mutlu oldum, Serkan Toy’un emeklerine sağlık. Sanırım Dedalus'tan okuduğum ilk kitap oldu, bundan sonra yayınevini yakından takip edeceğim. 

Muhteşem Zaferler’i sık sık öneren ve öven değerli yazar ve canım arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum, onlar sayesinde bu kitabı okuyabildim çünkü. Banu Yıldıran Genç, Burak Görün ve Behiye Özgüden… Her birine sonsuz sevgiler diliyorum. 

 

Muhteşem Zaferler - with Ferdia Lennon

Sevgili Burak’ın yazarla gerçekleştirdiği söyleşiyi de dinledim, çok keyifliydi. Podcastin ilk kısmı İngilizce ama sonrasında kendisi soru ve cevapları çevirmiş bizler için. Kitap hakkında hiçbir yerde bulamayacağım bilgilerle donatılmış oldum sayesinde. Emeklerine sağlık, harikaydı gerçekten. Muhteşem Zaferler’in daha çok okunması dileğiyle, sevgiler. 

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın