Videolarını keyifle izlediğim, sohbetlerine doyamadığım ve çok sevdiğim Elif Derviş’in ilk romanı Uyuşma’ya bayıldım. İkinci romanı da bu sonbaharda bizlerle buluşacakmış, şimdiden çok heyecanlıyım. Çünkü videolarında yazma sürecinden kesitler paylaşmıştı ve eserini bitirdiğinde yüzündeki mutluluğu görmek muazzamdı. Bir yazarın hayatına ve paylaşımlarına tanık olmak çok güzel bir şey gerçekten. Elif Derviş’i sevgili dostum Burak sayesinde keşfettim. Her ay için önceden belirledikleri (3K söyleşileri) bir kitap hakkında konuşuyorlar, seçkileri de İngiliz ve Amerikan edebiyatından oluşuyor. Bu söyleşiler vesilesiyle tanıştım Elif Derviş ile.

Uyuşma’nın ilk sayfasında çok sevdiğim Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz Büyücüsü’nden bir alıntı karşıladı beni. Yerdeniz’i çok severim. Alıntıyı okuduktan sonra Uyuşma’nın dünyasının da büyülü olabileceğini düşündüm, yanılmamışım. Masalsı fakat çok gerçek bir hikâyeydi bu.
Bilmediğimiz bir ülkenin sahil kasabasında ailesiyle birlikte yaşayan balıkçı Valhaf’ın başına çok kötü bir olay geliyor. Yaşadıklarından sonra bir yolculuğa çıkıyor Valhaf. Bu sıradan bir yolculuk değil. İnsanın kayıplarıyla yüzleştiği, yaralarını sarıp şifalanmaya çalıştığı ve yeni bir eşiğe ulaşmaya çabaladığı bir yolculuk.

Yazlığa giderken yanıma almıştım Uyuşma’yı. Sevdiklerimle bir arada ve onlarla aynı havayı solurken okuduğum için mi bilmiyorum ama yüreğim cız etti. Çünkü ya sevdiğimizi kaybedeceğiz ya da biz gideceğiz bu diyardan. İnsanın faniliğini, kayıpları ve zamanı çok başka bir yerden ele alıyor yazar. Usulca anlatmış ne anlatmak istiyorsa; acelesiz, derin, dokunaklı ve duygusal… Dilin ve anlatının sadeliğinden dolayı kolay okunmasına rağmen, bazı satırların ağırlığının altında durup düşünmeye ihtiyaç duydum. Huzurlu ve hüzünlü hislerle bir arada çevirdim sayfaları.
Doğanın, hayvanların ve kitapların eşlik ettiği, dostlukların yeşerdiği bu kısa romana bayıldım. Bir Miyazaki animesi izliyormuşum gibiydi hikâyenin atmosferi. Miyazaki’ye ve Japon edebiyatına bayılırım. Onların, sakinliği ve muğlaklığı yansıtma şekilleri beni benden alıyor. Ne zaman kendimi kötü hissetsem Miyazaki animesi izlerim, canım farklı bir okuma yapmak isterse de Japon edebiyatının kapısını çalarım. Kapak tasarımı, konusu ve kurgusuyla aklıma bunları getirdi Uyuşma. Kitabın içerisindeki minik çizimler ve Haiku’lar da müthişti. Elif Derviş’in eseri hepsi. Uyuşma’yı yazarken tıkandığı zamanlarda çizmiş bunları. Haiku’lar için de hiç aklında yokken bir atölyeye katılmış ve kitabına yazma fırsatı doğmuş. Japon şiirinin geleneksel türlerinden biridir Haiku. Miyazaki bu kitabı okuyup anime yapsaydı muhteşem olurdu bence. Yazar da benim gibi Miyazaki hayranı bu arada. :)
Elif Derviş'in YouTube kanalı: Okuryazar Keçi
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Başka kitap yorumlarımda buluşmak dileğiyle, sevgiler!







Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın