“Mış” Gibi Yapmak

“Mış” Gibi Yapmak
2 Beğen
0 Yorum

Gece olmuş. Saat bir mi, iki mi, üç mü olmuş. Gece işte. Olmuş bir şeyler. Kafamızın içinde olduğu gibi. Olan şeyler kafamızın mı kalbimizin mi içinde oluyor, yoksa ortaya karışık mı? Ne oluyor mesela? Siz de düşünür müsünüz, başınız rahat yastıktayken; hiç rahat olmayan kafanızda neler döndüğünü, niye döndüğünü… Dünya niye dönüyor gibi çocuksu mu, yoksa derin mevzular mıdır düşündükleriniz. Sahi niye dönüyoruz?

 

Omuzlarımızın üzerinde taşıdığımız şu kafa niye rahat olamıyor hiç. Atlas’ın omuzlarında taşıdığı gök kubbe kadar ağır olduğu için mi? Yaşarken öleceğimiz kaygısı ağırlık veriyordur diyelim, ya da en kestirme yolu tercih edelim: İnsanoğlunun hiç bitmeyecek olan “isteme ve sahip olma arzusu”. İnsanız; isteriz, yaparız, bir şekilde elde ederiz düşüncesi. Bir ilaç gibi; fazlası zehir… Çok mu abartıyoruz. Her istediğimizin olacağının sözünü kim verdi bize? Hayır, biz sadece kendimizi kandırıyoruz. İstediklerimiz olmayınca susuyoruz. Kabullenmiş gibi yapıyoruz yalnızca. "Mış" gibi yaptığımızda, her şeyin çözüldüğünü sanıyoruz. Bilmiyoruz ki, ruhumuzda ne yaralar açtık.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın